Sitemiz editörlerinden Alaattin AKÇAL ın Cherkessia.net için Pşıne ustası Cumhur Bedii Sayın ile yaptığı Söyleşiyi sizlerle paylaşıyoruz.
Son Pşıne Ustası; Cumhur Bedii Sayın İle Söyleşi
10 Temmuz 2010 Cumartesi Saat 13:13
Cumhur Bedii SAYIN, 1943 yılında Çanakkale’nin Ezine ilçesinde doğdu. Müzisyen olan babasından öğrendiği Akordeon ile 10 yaşında tanıştı. Müziğe olan yeteneği sayesinde kısa sürede müzisyenliği profesyonelce yapmaya başladı. Uzun yıllar Almanyada Hohner firmasında pşıne yapımı konusunda çalıştı.
Alaattin Akçal/Cherkessia.net: Pşıne ve Akordeon ile ne zaman, nasıl tanıştınız?
Cumhur Bedii Sayın: Akordeon ile aşağı yukarı, 1951-52ler de tanıştım. 1953 yılından itibaren profesyonel olarak başladım çalmaya, 10 yaşındaydım. 53ten bu yana 55-56 yıldır akordeon çalıyorum. Pşıne ile de; Almanyada pşıne markası olan Hohnerin fabrikasında uzun yıllar çalıştım. 30 yıldır da pşıne tamiratı yapıyorum.
Alaattin Akçal/Cherkessia.net: Şuan da gerçek anlamda son pşıne ustasısınız bildiğim kadarıyla.
Cumhur Bedii Sayın: 2-3 usta daha var ama, ben bu işim okullusuyum, mekteplisiyim. Bu meya yapılmış benim 2 adet televizyon programım var. Bir tane de Marmara Üniversitesi Sinema ve Televizyon Okulu öğrencilerinin hakkımda yaptığı tez çalışmaları var. Benim tamirat ve müzik hayatımı mezuniyet tezi olarak hazırladılar.
Alaattin Akçal/Cherkessia.net: Tamirat zor bir iş midir?
Cumhur Bedii Sayın: Tamirat, nasıl bir beyin cerrahı küçük bir hata yaparsa sonu ölümdür, benim yaptığım işte o kadar hassas bir iştir. Küçük bir hata yapılan konser ve müzik sırasında her şeyi berbat edebilir.
Alaattin Akçal/Cherkessia.net: Başka hangi müzik aletlerinin tamiratını yapıyorsunuz?
Cumhur Bedii Sayın: Akordeon, Pşıne, ağız Mızıkası, Melodika, Garmon tamir ettiğim enstrümanların içerisinde. Fakat Garmonun yapısı ve sistemi biraz değişik, o yüzden Garmon tamirat işini bıraktım.
Alaattin Akçal/Cherkessia.net: Çerkes Diyasporası’nda büyük ölçüde tanınıyor ve biliniyorsunuz. Çerkes olmayan biri olarak Çerkes Diyasporası ve Çerkesler hakkında ne düşünüyorsunuz?
Cumhur Bedii Sayın: Kendimi Çerkes hissediyor ve gurur duyuyorum. Çerkes toplumu geleneklerine çok bağlı, saygıya çok önem veren bir millet. Etkilenmemek elde değil.
Alaattin Akçal/Cherkessia.net: Akordeon ve Pşıne çift sesli olduğu için mi tercih ediyorsunuz?
Cumhur Bedii Sayın: Tabi. Pşıne diyatonik bir enstrümır. Akordeon ise, kromotik bir enstrümır. Akordeon da bir tuşa basıp körüğü çekip ittiğimizde aynı notayı verir. Pşıne de ise tuşların yerini yuvarlak düğmeler almıştır. Bu düğmelerden birini basıp, körüğü iterken ayrı, çekerken ayrı nota verir. Bu da pşınenin yapısıdır. Ve Akordeona nazaran çalması çok daha zordur. Mesela bir pşıneyi tamir ederim, istenilen şekile ses ve yapı olarak sokarım fakat çalmasına gelince, çalamam. Pşıne bizim tangolarda kullanılan Bonyonlar vardır. Akordeonların düğmeli olanlarına bonyon denir. Bonyonların da cinsleri var. Biri kromotik Bonyon, diğeri diyatonik Bonyonlardır. Pşıneler bonyonların esasına göre yapılmışlardır. İterken ve çekerken ses değişiktir. Mesela körüğü basarken “do” diyelim, çekerken “re” verir. Çalınışının zorluğuda bundan kaynaklanıyor.
Alaattin Akçal/Cherkessia.net: Bundan dolayı da yöresel anlamda daha çok kullanılıyor sanırım.
Cumhur Bedii Sayın: Özellikle Çerkeslerin kullığı bir enstrumır. Gürcüler ve Abhazlarda kullanırlar.
Alaattin Akçal/Cherkessia.net: Özellikle hangi bölgelerle pşıne tamiri ile irtibatınız var.
Cumhur Bedii Sayın: Türkiye’nin dört bir yanıyla irtibat içerisindeyim.
Alaattin Akçal/Cherkessia.net: Dernek olarak hangileri?
Cumhur Bedii Sayın: İstanbul içerisindeki tüm Kafkas Dernekleri’yle çalışıyorum. Bunların yanında Mersin, Bırma, Kayseri, Şanlıurfa, adını hatırlayamadığım bir çok dernek, il ve ilçe ile çalışıyorum. Bunların yanında elinde dededen yadigar kalmış bana gelmemiş pşınesi olanlarda fazlasıyla vardır. Bunların sıklardan çıkarılıp çalışır hal alması ve eşsiz seslerinin ortaya çıkması gerekiyor. Bu sayede azalan pşıne çalanların sayısı çoğalabilir.
Alaattin Akçal/Cherkessia.net: Yanınızda birisini yetiştirmeyi düşünür müsünüz?
Cumhur Bedii Sayın: Bu meslekte yetişmek için benim yanımda hiç bir yere dokunmadan en az 5-6 sene gözümün içine bakacak, elimde yaptığım işe bakacak, onunla ilgilenecek kişiler olacak. Ondan sonra bir şeyler öğrenmeye başlayacaktır. Bir de pşıne ve akordeonu gerçekten sevmesi gerekiyor tabii ki.
Alaattin Akçal/Cherkessia.net: En çok sevdiğiniz ve güvendiğiniz pşıne markası nedir?
Cumhur Bedii Sayın: Ben Hohneri seviyorum bu konuda. Hohner güzel iş yapıyor.
Alaattin Akçal/Cherkessia.net: Biz sizi Türkiyede kalmış gerçek anlamda “Son Pşıne Ustası” olarak görüyor ve uzun yıllar bu mesleği devam ettirmenizi diliyoruz. Bize zaman ayırdığınız için çok teşekkür ediyoruz.
Cumhur Bedii Sayın: Bende size bana bir köşe ayırdığınız için teşekkür ediyorum.
Cumhur Bedii SAYIN, 1943 yılında Çanakkale’nin Ezine ilçesinde doğdu. Müzisyen olan babasından öğrendiği Akordeon ile 10 yaşında tanıştı. Müziğe olan yeteneği sayesinde kısa sürede müzisyenliği profesyonelce yapmaya başladı. Uzun yıllar Almanyada Hohner firmasında pşıne yapımı konusunda çalıştı. Daha sonra Akordeon tamirinin yanında Pşıne tamiri de yapmaya başladı. 30 yıldır pşıne tamir eden Sn. Cumhur Bedii Sayın halen İstanbul, Beyoğlu Galipdede Cad. Tranvay Sk. Tünel Han No:5 Kat:3 (0212.292 03 91-0542.653 58 83) te bulunan tamir atölyesinde çalışmalarını sürdürmektedir.
Cherkessia.net
http://www.cherkessia.net/news_detail.php?id3816
|