|
... Neden hep Kafkasyalılık
ruhunu ve kültürünü, yalnızca folklor olarak yorumlayıp duruyoruz? Kafkas kültürü, yalnızca folklordan mı
ibarettir. Yazılı olan olmayan, tarihsel başka değerler yok mudur ki bunlara
kafa yormayız? Neden dilimizi tam ve
doğru olarak konuşamayız ve neden dilimizle okuyup yazamıyoruz? Neden Kafkasya
coğrafyasından zorla koparılanlar olarak, yaşadığımız ülkede bir ve beraber
olmayı başaramadık? Neden geleneksel birlikteliği sağlayamasak da resmi
birliktelik için 5 çeyrek asır beklemek zorunda kaldık?
|
|
Neden bir kesimimiz kendisini diğer kesimlere göre
üstün görür? Öbür kesim de bu görüşü ciddiye alarak kırılganlık gösterip (bu
tutum çıkar çevrelerinin ekmeğine yağ sürer) kendisini yalnızlığa mahkum eder. Neden evlenirken Kafkasyalı olduğumuzu ve
Kafkasyalılık ruhunu unuturuz? Neden canımızdan çok sevdiğimiz, geleceğimiz
olan evlatlarımıza adını koyarken isim özürlü oluruz? Neden Kafkasya ve
Kafkasyalılık üzerine gerektiği kadar ve gerektiği gibi kafa yormayız? Kafa
yoranların birikimlerinden, fikirlerinden ve tavsiyelerinden istifade
etmeyiz? Neden okumayız, bilgilenmeyiz? Neden bilimde, sanatta, siyasette
ve ekonomide zirveleri zorlamayız? Başkalarının etrafında pervane olmak
yerine niçin onların etrafımızda olacağı bir mevkide olmayız? Neden bizi diasporada yaşamaya zorlayan kızıl zihniyetin ucubesi
olan alfabe ile eğitim ve öğretimin önümüze koyduğu eserleri tercüme etmek
gibi bir zorunluluğu aşma yolunda çaba harcamayız? Neden ikinci vatanımız
olan Türkiye Cumhuriyeti’nin resmi kuruluşu olan TRT’de
toplumumuzu anlatan program yayınlanacağı günler öncesinden duyurulmasına
rağmen, hiçbir gerekçe gösterilmeksizin kaldırıldığında, gerekçesini
öğrenme çabası içinde olmadık, tepkimizi neden koy(a)madık?
Toplumumuza karşı saygısızlık mesabesindeki bu tutumun (adı
ve gerekçesi ne olabilir? Diye) ne demek olduğunu ilgililerden sor(a)madık? Neden dil birliği oluşturabilmek için Kiril
alfabesinde, İngilizce, Fransızca ve Almanca’da
olduğu gibi çift harften tek ses elde edebilme tuhaflığı yerine Latin alfabemizde
karşılığı olmayan harfler için başka alfabelere müracaat etmeden tek
harften ses elde edebilmek amacına yönelik kendimize has bir yöntem
bulmayız? Neden (kiril ile yazılan geçmişi bir kalemde yok farzetmeden) bulunan yöntem ve önerilere sıkı sıkıya
sarılarak geliştirmeye ve yaygınlaştırmaya çaba sarfetmeyiz?
Neden bulunan ve tartışılan, bir ölçüde kabul gören alfabenin öğrenilmesi
için derneklerimiz görev ifa etmezler? Neden bazı derneklerde açılan (neden
hepsinde değil?) dil kurslarına gitmeyiz ve evlatlarımızı göndermeyiz?
Neden katıldığımız dil kurslarını titiz bir şekilde takip etmeyiz? Neden
ana dilimizi öğretmeye çaba sarfeden
öğretmenlerimizi (iki elin parmakları kadar kişi) kendileriyle baş başa bırakırız?
Neden?
Sözü çokça uzatmak niyetinde değildim. Ama “neden”
deyince arkası geldi. Dilerseniz benim kaldığım yerden siz devam
edebilirsiniz. Zira daha pek çok şey için “neden” diye sormamız
mümkündür. Sizce de öyle değil mi?
Muhterem dostlar, geçmişimiz yitti, günümüz kayıpta,
geleceğimiz belirsiz. Öyle ise çokça gayret, azami dikkat, muhakkak
başarmak ve geleceğimizi kurtarmak adına çalışmamız gerekmez mi?
“Neden”ler sizi rahatsız ediyor ise, her
şeye rağmen birbirimize yakın durmalı, destek olmalıyız. Aynı coğrafyanın
insanları olarak bizi bizden başkasının tam olarak anlaması mümkün
değildir. Öyle ise lütfen, sen ben yerine “biz” olalım. Şahsım
ve mensubiyetinden onur duyduğum neslim adına cümlenizi selamlıyor ve Allah’a
emanet ediyorum.
Kasım 2008 - Bandırma
|